ALTIN 481,92
DOLAR 7,8880
EURO 9,2859
BIST 1,1769
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Aydın 28°C
Parçalı Bulutlu

İsveç modeli ne sonuç verdi?

24.09.2020
11
A+
A-
İsveç modeli ne sonuç verdi?

Pandeminin başlarında bütün ülkeler sorgusuz sualsiz izolasyon tedbirlerine başvururken İsveç’in “sürü bağışıklığı” deyip sürüden ayrılması “barbarlık” olarak değerlendiriliyordu.
O günlerde, insanların virüstenkorunmak için pencerelerinetahta çaktığı Çin’de yolda krizgeçirerek feci şekilde can veren (güya)koronalıların görüntüleri geliyordu…İsveç’in korona virüsüylemücadelesininyüzü haline gelenHalk Sağlığı KurumuBaşkanı ve epidemiyolojiuzmanıAnders Tegnell‘seçok sakindi.
Birkaç günde Wuhan’dan New York’a ulaştığı söylenen bir virüs eğer evinizin önüne kadar gelmişse ondan içeri kapanarak ya da maske takarak korunamayacağınızı söyleyen Tegnell’e göre, sınırların kapatılması bilimsel değil siyasi bir karardı.
İsveç, sağlıklı insanların evde oturmasının gerekli olmadığını, sınırları ya da restoranları kapatmanın salgın üzerindeki etkisine dair hiçbir kanıtın olmadığını ifade eden Tegnell’in tezlerine uygun hareket etti.
Ülkede AVM’ler, ilkokullar, kütüphaneler, ibadethaneler, barlar ve restoranlar hala açık durumda. İsteyenler işe gidebiliyor, partiler düzenlenebiliyor ya da gruplar bir araya gelip parklarda gündelik hayatlarına devam edebiliyorlar.

***

22 Nisan ‘da bu köşede “sürü bağışıklığı” modelini uygulamaya karar veren İsveç’le ilgili eleştirileri ele almış ve yazıyı da şu cümlelerle sonlandırmıştım:
“Hepimiz bu İsveçliler delirmiş olmalı diyoruz. ‘Stockholm sendromu işte’ geyikleri yapıyoruz. Ama çok aceleci olmamak lazım. Zira kriz bitip gittiğinde ortaya çıkacak bilanço fikrimizi değiştirebilir!”
Aradan beş ay geçti. Sıkı izolasyon tedbirleriyle gündelik hayatı durduran ülkelerde koronaya bağlı olduğu söylenen ölüm sayılarında dalgalanmalar yaşanıyor.
Dünya genelindeki ölümleri ve İsveç’in durumunu gösteren aşağıdaki grafiklerse daha fazla söze gerek bırakmayacak kadar net:

***

İnsanların hala domuz gribine yakalandığını düşünecek olursak koronavirüs vakalarının matematiksel olarak sıfırlanmayacağı ortada.
Dolayısıyla er ya da geç tanışacağımız ve belki de pek çoğumuzun farkında olmadan atlatacağı (atlattığı) bir hastalık için ödeyeceğimiz diğer bedellerin de hesaba katılması gerekiyor.
Örneğimiz İsveç, sıkı izolasyon tedbirleriyle ekonomik hayatı çökerten ülkelerin yakın vadede yüz yüze kalacakları faturaları da ödemeyecek. Çünkü izolasyonun neden olduğu işsizlik ve özellikle yaşlıların hayattan soyutlanması gibi ekonomik, psikolojik ve toplumsal sorunlarla daha az meşgul olacak.
Kafamızı kuma gömüp “Kahvehanelerde yeni iskambil destesi açılması” gibi dâhiyane tedbirleri konuşmaya devam mı?

Kaynak: ahaber

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.